7 Ocak 2017 Cumartesi

Gelecek hayellerine dair ibretlik 1 liste

ben bu listeyi yaparken allah
Yarınlar yokmuş gibi stalkladığım 2 blogger'dan biri olan C.'nin 12 yaşında yaptığı gelecek hayallerine dair listeyi okurken çok eğlendim ve ben de özellikle şu sıralar umutsuzluktan toz pembe hayallerin içinde boğulurken bir "yetişkinlik listesi" yapayım dedim. Aslında gelecek çarşamba 21 olacağım için zaten yetişkinim ama NEYYYSSSE...

1. Sağlıklı olmam için gitmesi gereken 30 kiloyu SONUNDA vermek (7si gitti gibiydi bi ara ama geri gelmiş de olabilir. bilemeyiz.)

2. Berlin, Dresden, Prag ve Krakow başta olmak üzere (çünkü şu an en olası gözüken yerler bunlar eheuehue) Pinterest'te oluşturduğum gezme listemdeki tüm yerleri gezebilmek (bu daha çok bucket list tandanslı oldu ama olsun)

3. Dövme yaptırmak.

4. Hayatımın geri kalanını geçirebileceğim, "ruh eşim" diyebileceğim (ne arabesk oldu be ıyyy) tercihen sarışın, mavi gözlü ve AB vatandaşı bir kişiyle tanışabilmek. (İNŞ CNM YHA)

5. Ne ben ne de onlar ölmeden dünya gözüyle ramştayn ve depeçmöd'ü görebilmek. Allahım şu an cidden yalvarıyorum sana. Ne olur yaşansın bu ikisi.

6. Ünlü bir yazar olmak ama Elif Şafak gibi değil.

7. Bir kenara itilmiş insanlara yardımcı olmak, hayatlarına dokunmak, onlara kol kanat germek

8. Cool sayılabilecek bir kişilik sahibi olmak (İŞTE BU İMKANSIZ)

9. Drag queenliği en azından denemek

10. Teceyi kalıcı olarak terketmek. Bunu da bu sene yapmayı planlıyorum ancak çok riskli olacak ama BEN O RİKSİ ALMAYA HAZIRIM...

11. En az kız bir ovlan ve bir köpek annesi olmak. Kızın adını Leyla\Umay, ovlanın adını Kayra\Alyoşa, köpüşün adını ise Cookie koymak. Köpüşün tercihen Labrador olması, ama ardından bir pitbull da gelmeli beh. Çok eziyolar onları.

12. Berlin ya da Amsterdam'da içine bolca güneş giren ve kafama göre dekore edebileceğim bir teras katında 4.maddedeki kişiylen yaşamak. Sonra 11. maddedeki arkadaşların da dahil olması. Aslında yer çok farketmez ama metropol denilen ucubik yerleri nedense seviyorum. İst*nbul denilen gudubet olmasın da...

13. Sevdiğim bir işte kıt kanaat geçinmeyecek şekilde bir maaşla çalışmak. Şu an ellerimi göğe doğru açtım dua ediyorum çünkü işim net Allah'a kaldı. Genel olarak geçim sıkıntısı olayını artık yaşamak istemiyorum.

14. Giyimi ve modayı kendini ifade etme yollarından biri olarak gören bir KOKOŞ olarak giysilerimle kendimi daha iyi ifade etmek yani stilimi kafamdaki gibi yaşamak ki bunun için canım ülkemi terketmem gerekiyor.

15. Daha olgun, mutlu, huzurlu, zararsız, asabiyetten uzak, tatlış ama yeri geldiğinde hakkını da arayan, artık sevdiklerini üzmeyen bir insan olmak. (bayadır deniyom, en zoru bu)

Bakalım 30-40 yaşındaki ben bu listeyi okuyunca ne düşünecek *acı gülümseme*

Gökkuşağı keki, tırt konfeti ve ailecek yeni yıla giriş

ANLAYAN ANLARRRRRR :))))))
Aralığın sonunu cumaları istiklal marşı töreninin bitmesini bekleyen ilkokul çocuğu gibi bekliyordum zira tam final haftasından önce kendime 10 günlük bir izin vererek eve gidecek, günlerimi varoş tv programları ve aburcubur eşliğinde az önce verdiğim 7 kiloyu alarak geçirecektim, arada bir de yılbaşı olacaktı evet. Aynen öyle de oldu, öküzler ayılar gibi yedim, annemle ve televizyonla bol bol hasret giderdik, yılbaşının gelişine yakın da evdeki geleneksel yılbaşı kutlamamız için harekete geçtim, asıl amacım gökkuşağı pastası yapmaktı ve bu amaca ulaşmak için karlı bir Bursa akşamında açken sokak sokak dolaşmak zorunda kaldım, mavi ve dolayısıyla caağnım mor dışında her rengi buldum (gri bilem vardı) ve 25 tale ödedim, ama rezilliğim tabii ki burda bitmedi...

Tüm malzemeler hazırdı ve 31 aralık günü daha kahvaltı etmeden 2 tane eti wanted mini girmiş midemle gökkuşağı pasta yapmaya kalkıştım. Yumurtanın sarılarıyla beyazını ayırdım, ok. Kek harcını 6 farklı renge ayırdım (yeşil, sarı, turuncu, kırmızı, pembe, daha açık pembe shdkshd), o da ok. Yağlanmış kaba ilk harcı döktüm. Kaptan çıkmadı pezemek kek. Spatulayla derisini kazıdım ama çıkmadı. Yılmadım, bir daha denedim. İkincisinde de aynı hüsranı yaşadıktan ve mutfağı cehenneme çevirdikten sonra "BAŞLARIM LAN KEKİNEEEEE" diye cinnet geçirip geri kalan kek harcını da gıda boyalarını da attım. Bulaşık çıkmasın diye tavuk döner söyledim. Bulaşıkları yıkadıktan ve tavuk döneri mideye indirdikten sonra gelenek olarak 2014'ten beri canım aileme saygımla bir yılbaşı keki yaptığım için yılgınlığıma son vererek içinde sadece çikolata ve yumurta olan bir tarifi yapmaya karar verdim. Bu sefer modum süperdi, fonda Top 250 Eurovision şarkıları çalıyordu, sadece çikolatayı eritirken sarılarlan beyazları ayırdım, beyazları mikserde hızlı devirde karıştırınca pufpuf oluyo ya, işte o keke şeklini veriyo, ondan sadece iki malzeme yetiyo skdhskhdj neyse kekim başarılı oldu. Daha önceden aldığım ancak evdeki hain dış mihraklar tarafından yarısı yenilen M&M şekerlerle de üstüne tasarım harikası bir süsleme yaptım. 2016'nın bitişine yakışacak kekim hazırdı.
AL KEK. YERSİN.

 Biraz yan gelip yattım sonra baktım misafirlerimiz (yani DAYIMLAR) gelecek dedim süsleneyim. Yine 25 tale verdiğim ama bu sefer üzülmediğim SİMLİ pantolonum ve kaş kalemli kontürlü makyajımla ailenin bülent ersoyu olarak misafirlerimi karşıladım. Yengem şok'tan oğulcaazına araba (çaktırmadan bize verdi biz de ona noel babadan diye verdik), küçük yeğenine yani teyzemin oğlu olacak hırta star wars kupası, bana ise modern PATİK almıştı. Tabii ki çok sevindim zira İzmir'in soğuğunu ve o soğuğun yarattığı hastalıkları anca yaşayan bilir... Onur konuğumuz ananem, dayım, yengem, annem, öküz sevgilisi ve dayımın 5 yaşındaki oğluyla girdim yeni yıla, yani en çok istediğim insanlarla (teyzemin oğlu 10 gibi kaçtı sjdsjdh). Başlıktaki iki şeyi açıkladım ama birini unuttum, anneminki eve giderken bi tane tırt konfeti almış, hani uzun boru gibi bi şeyi açıyosun konfeti patlıyo ya o, küçük kuzenimin de çok dikkatini çekti, hatta o kadar dikkatini çekti ki birer saat aralıklarla NE ZAMAN KONFETİ PATLATÇAZ ABLA diye sordu. Bu arada belirtmeme gerek var mı bilmiyorum ama 2016'nın son gününde çocuk baktım, dayımın oğlu en hafif tabirle yapışkan bir arkadaş, kendi kendine oynamasını teklif ettiğinde "niye" diyecek kadar hem de. Çok şirin olduğu için aileden biri ilgileniyo ve eğer ben varsam, o kişi %110 ben oluyorum. Beni gördüğü an çocuk dünyanın geri kalanıyla ilgilenmiyor ve hayır istediği her şeyi yaptırmıyorum, hatta bazen zorla odasını filan toplatıyorum benim hatalarımı o yapmasın temiz 1 birey olsun diye... Seviyoruz birbirimizi evet.


Saatler 12'ye geldi, ben keki hazırladım, mum filan almayı unuttum tabii ki çünkü malım. O sırada anneminki zavallı konfetiyi hazırladı, evde bağıra bağıra son saniyeleri saydık, çin malı bile olamayacak konfetimizi patlattık, evin en küçüğü delirdi, rakı sofrası olduğu için keki sadece ananem yedi, kekin üstündeki süslerin hepsini kuzenime verdiler ve çocuk hayvanlaşarak şekerleri yedi, ben de kendi payımı yedim. Pek tatlı ve güzel bir kek olmamıştı, daha çok krebe benziyordu. Bir daha yapmam bunu dedim. Geri kalan 3 dilimi ertesi gün sütle hüplettim. Sütle bile gitmedi. Yeni yıl için kurduğum hayalleri düşündüm, o sırada haber kanalında Reina'daki patlamaya denk geldik, ben zaten dün gece öğrenmiştim ama yine yeni yeniden üzüldüm, yine de umutlandım çünkü eğer bir patlamada ölmezsem 2017'nin yarısını en sevdiğim ülkelerden birinde geçirme ihtimalim vardı. Umutlarıma tutundum çünkü başka çarem yoktu.